|
Serdar URAL |
| DP’DE PARAMPARÇA BİRLİK MESAJLARI | |
| 19 Ocak 2012 | |
|
Bu kadar yozlaşmış düşünceye ve bu kadar parçalama kabiliyetine pes doğrusu. Herkes çil yavrusu gibi bir köşeye dağılmış, Parti çırpınıyor. Genel Merkez, İl başkanlıkları, ilçeler soluk alamıyor. Beyler hala benim adamım, benim kadrom, benim koltuğum peşinde. Koca çınar sallanmış, kökler yerinden çıkmış, koptu kopacak. ,,, Ve birileri de, paramparça birlik toplantıları, cılız organizasyonlarla gövde gösterisi yapıyor. Kalmadı mı bu partinin adam gibi, soğukkanlı düşünecek ağabeyleri. Herkesi kucaklayacak, dev organizasyonlarla gümbür, gümbür toplayacak iradeli siyasetçileri? Kalmadı mı, güven duyulan, parti genelinin saygı duyduğu muhlis insanları? Bu dağınıklık, bu karmaşa, hedefsiz ve amaçsız bir yolda, sadece “bende varım” mesajından öte gitmez. Mesajda kendilerinden başkasına gitmez. Şu son üç beş ayda koskoca İstanbul İl başkanlığı defalarca yönetim değiştirirken, birçok ilçe umudu yitirmiş kapılarını kilitlerken, genel başkanın esamesi okunmazken, yazık tabanda nöbet bekleyen parti kahramanlarına. Yazık hala kira ödeyen, maddi manevi yükü çeken ilçe başkanlarına… Siyaset artık 46 ruhuyla yapılmıyor, gönülden bağlıyım diyerek kısmete de bırakılmıyor. İktidarı eline almış mevcut siyasetçiler, siyasi partiler tamamen teknolojiyi, bilimsel ve sosyolojik çalışmaları, insan psikolojisini, kısaca kurumsal çalışmayı kullanıyor. Para içinde yüzüyor. Darmadağın, hantal bir parti sevdası, Agop’un rakı sevdasına benzer. İçerken keyif verir, sabahı sıkıntı ve hüsran. Bu nedenle başımızı ellerimizin arasına alıp sistemi ve programı oluşturmak için beyinleri kullanmak gerekir. Parayı kazanan akıl olduğuna göre, bu özelliğimizi öne çıkarmak gerekir. Örneğin büyük bir divan toplantısı, dev bir istişare organizasyonu, aday olacakların, kırgınların, kulis temsilcilerinin, eskinin, yeninin kucaklaşacağı, demokratlara yakışır biçimde görüş paylaşacakları o muhteşem günün gelmesi gerekir. Yoksa “Körlerle sağırlar, birbirini ağırlar.” |
|






