|
Serdar URAL |
|
KEYFİ YORUM, NELER GETİRİYOR?
|
|
| 15 Temmuz 2011 | |
|
Köşe yazılarını okumak ayrı, okuduğunu anlamak ayrı meziyetlerdir. Biraz sitem, biraz eleştiri, biraz da can yanmasının feryadıyla geçenlerde Manşet gazetesinde yazdığım yazılar, birilerinin keyfi yorumlarıyla masaya yatırılmış ve suç unsuru gibi yansıtılmış.
Yazının amacını biraz daha açarak anlatayım. Kendi şahsi işyerimi kastederek kaleme aldığım bu yazıda “kendini bilmez birkaç şarlatanın kafayı takmasıyla” cümlesindeki kastım, dikkatli ve şartlanmadan okunduğunda anlaşılacağı gibi belediyeyi veya zabıtayı kesinlikle hedef almamaktadır. Üst üste tarafıma yapılan belediye incelemelerinin nedenini sorduğum zabıtaların bana verdiği cevapta, çevreden şikâyet edildiğim ve bu şikâyetler neticesinde denetimlere geldikleri söylenmiştir. “Kafayı takan şarlatanlar” kelimesinden kastım kimliği tarafıma bildirilmemiş olan şikâyetçi kişilerdir. (Şarlatan kelimesi ise Türk dil kurumu sözlüğünden alınmış ve -yaramaz çocuk- olarak açıklanan mizahi bir söz olduğu için tercih edilmiştir.) Daha önceki yazılarımda, kaldırım işgallerinden, işportadan rahatsızlığımı dile getirmiştim. Resmi açılışı ve kaydı olmadan dürüst esnafla haksız rekabet yapan kişilerin “koltuklarının altına sıkıştırdıkları ile evlerine haram götürdüklerini” ve memleketlerinden gelenlere işporta için yer gösterdiklerini, vatandaşa ve zabıtalara zorluk çıkartarak gestapo gibi davrandıklarını belirtmeme rağmen bu kelimem de keyfi yorumlarla başka yerlere çekilmiş, gereksiz olarak hedef gösterilmişimdir.
Yazımda doğru anlaşılan tek yer, derdimi anlatmaya gittiğimde sırtını dönerek beni dinlemeyen ve yüksek sesle ilgilenmeyeceğini ve dinlemeyeceğini belirten zabıta müdürünün tavrıdır.
Ayrı bir paragrafta, “bu müdür de adam mı ya” kelimesinden kastım da zabıta müdürü veya belediyedeki her hangi bir müdürü değildir. Belediyedeki tartışmalarda memurlardan duyduğum ve kim olduğunu anlamadığım içinde kimseyi karalamamak adına isim ve görev bildirmediğim bir duyumdur. “Damarımıza basılan konuların sonuna kadar takipçisi olup, helal teknemizin burnundan getirenlerin burnundan getirmeden rahat yok” cümlesi ise çevrede kayıtsız iş yaptığı halde köşe yazılarımızda eleştirdiğimiz ve tarafımızı bu rahatsızlık neticesinde şikâyet eden şahıslar hakkında bütün girişimleri yapacağım vurgulanmıştır. Yazılarımdaki diğer hususlar bölgemizin sorunları hakkındaki diğer yazarların da belirttiği, bölgemizin kalkınmasına hizmet edebilecek rutin eleştirilerdir.
Manşet Gazetesini ve şahsımı zora sokacak hiçbir kelime kullanılmamış, amacım dışındaki hali ile yorumlanmış yazılarım, belediye başkanı veya her hangi bir personeli kesinlikle hedef almamıştır.
Serdar URAL 15 Temmuz 2011 |
|





