|
Ümit ERSOY |
Başbakan o sözlerin hesabını soracak mı? |
|
| 22 Ağustos 2011 | |
|
AKP’nin üç kez üst üste seçim kazanmasının ardından, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı “balkon konuşmaları” da gelenek haline geldi. Seçim sonuçlarının netleşmesiyle birlikte parti genel merkezinin balkonuna çıkan Başbakan, her defasında ‘kendilerine oy versin vermesin herkesin hükümeti’ olacaklarının sözünü verir. AKP, 12 Haziran 2011 genel seçimlerinde üçüncü kez iktidar olunca, Başbakan Erdoğan bir kez daha kurmaylarını da alıp balkona çıktı. O akşamki konuşmasında şunları söyledi; “Türkiye’nin önüne yeni, yepyeni bir tertemiz sayfa açılmıştır. Şundan herkesin emin olmasını istiyorum. Önceki Ak Parti hükümetlerinde olduğu gibi, yeni Ak Parti hükümeti de Ak Parti’ye oy verenlerin değil tüm Türkiye’nin 74 milyonun hükümeti olacaktır… Kardeşlerim Türkiye’nin 780 bin kilometrekaresinde dikkat edin yine Ak Parti var. Batı’da da var, Doğu’da da var. Kuzey’de de var, Güney’de de var. Yedi bölgenin tamamında Ak Parti birinci parti. Neden? Çünkü biz kimseyi dışlamadık. Kimseyi ayırmadık. Herkesi kucakladık…” Başbakan Erdoğan’ın bu sözlerinin üstünden henüz iki ay geçmişti ki, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde katıldığı bir iftarda; “AK Parti için gece gündüz 10 yıldır çalışan arkadaşlarımızı tebrik ediyorum. Zonguldak’ımızın 650 bin civarında nüfusu var. Artık seçim oldu, Türk milleti bizi birinci parti yaptı. Oy verenleri de vermeyenleri de kucaklayacaksın. Oy verenlerle vermeyenler de bir değil tabii bunu bir kenara koymak lazım…” demiş. Bakan Bayraktar, gelen tepkiler üzerine, “bu sözleri sarf ettim ama öyle demek istemedim” dese de, Başbakan’ın balkon konuşmasında ki, “Ak Parti hükümeti, Ak Parti’ye oy verenlerin değil 74 milyonun hükümeti olacaktır…” sözüne gölge düşürmüştür. Bayraktar, açık seçik söylemese de, kendilerine oy verenlerle vermeyenlerin aynı kefeye konamayacağını ima ederek, Başbakan’la aynı görüşte olmadığını da ortaya koymuştur. Dünyanın demokrasi ile yönetilen bir başka ülkesinde “bize oy verenle vermeyen bir değil” diyebilen bir başka bakan daha var mıdır? Eğer varsa da emin olunki o koltukta bir gün dahi oturamaz. Önce mensup olduğu siyasi parti ardından da kamuoyu bu sözlerin hesabını kendisinden mutlaka sorardı. Ama maalesef Türkiye’de işler böyle yürümüyor. Bakan Bayraktar, yine aynı iftar yemeğinde, CHP’yi eleştirebilmek adına milli kahraman ve 2. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’yü de hedefine alıp vermiş veriştirmiş. Hoşgörü ve kardeşliğin ön plana çıkması gereken bir iftar yemeğinde, yıllar önce yaşamını yitirmiş, kendisini savunma şansı bulunmayan bir milli mücadele kahramanını, önemli hizmetlere imza atmış bir devlet adamını eleştirerek, Ramazan’ın ruhuyla bağdaşmayan talihsiz bir konuşmaya imza atmıştır. Erdoğan Bayraktar’ın konuşmasını Başbakan Erdoğan nasıl karşıladı bilinmez. Ancak 12 Haziran’da balkonda verdiği mesajlar halen geçerliliğini koruyorsa, o konuşmayı, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’a bir kez daha hatırlatmalı ve oy vermeyenleri “ötekileştiren” sözlerinin ne anlama geldiğini de kendisine sormalıdır. Türkiye’nin sorunları her geçen gün daha da ağırlaşırken ülkeyi yönetenlerin geçmişe takılıp kalmak gibi bir lüksleri olamaz. Partinize oy versin vermesin 74 milyonun bakanı olarak önünüzdeki sorunları çözmekle mükellefsiniz. Özellikle son zamanlarda CHP üzerinden Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü’yü eleştirmek moda oldu. Ancak bu yolu seçenler şunu da çok iyi bilmelidirler ki, havanda su dövmekten öteye geçemezler. Çünkü Atatürk’te İnönü’de adlarını altın harflerle tarihe yazdırmış, ülkelerine yaptığı hizmetlerle anılan milli kahramanlardır. Onların dehasını sadece bizler değil bütün dünya kabul etmişken bu gerçeği değiştirmeye hiç kimsenin gücü yetmez! |
|




