|
Ümit ERSOY |
| Cumhuriyet fazilettir! | |
| 05.11.2011 | |
|
23 Ekim’de Van ve çevresinde meydana gelen 7,2 büyüklüğündeki depremde 600 yurttaşımızın yaşamını yitirmesi hepimizi derinden üzdü. Depremden 6 gün sonra Cumhuriyetimizin 88. yıldönümüydü. Başbakanlık, 27 Ekim 2011’de bir genelge yayınladı. Genelgede; “ Van ili ve çevresinde meydana gelen deprem felaketi nedeniyle 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlama törenlerinin sadece çelenk koyma ve tebrikleri kabul törenleri şeklinde icra edilmesi; tören geçişi, resepsiyon gibi diğer kutlama faaliyetlerinin yapılmaması uygun görülmüştür” denildi. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de Çankaya Köşkü’nde yapılacak resepsiyonu iptal etti. Ancak, Cumhuriyet Bayramı kutlamalarının çelenk koyma ile sınırlandırılması tartışma yarattı. Başbakanlık genelgesine rağmen Türkiye genelinde düzenlenen kutlamalara yüzbinlerce kişi katıldı. Törenlerin iptal edilmesini protesto eden yüzbinler ellerinde Türk bayrakları ve Atatürk posterleri ile yürüdüler. Cumhuriyet törenlerinin iptalini kınayan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu; “Cumhuriyet törenlerini yasakladınız ama koşa koşa düğüne gittiniz” sözleriyle tepkisini dile getirdi. Tartışmaların en ilgi çekici açıklaması ise, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’a aitti. Bir gazetecinin törenlerinin iptaline ilişkin sorusuna Bakan Günay şu yanıtı verdi; “Hep birlikte ulusal bir hüzün yaşıyoruz. Böyle bir ortamda yüzlerce yurttaşımız canını yitirmişken ‘biz neden bir resepsiyonda buluşmadık, elimizde kadehlerle kahkahalar atmadık’ ya da ‘yollarda bu akşam neden yürüyüş yapmadık’ diye bir tepkinin dillendirilmesini doğrusu anlayamıyorum…” Oysa Cumhuriyet kutlamalarının iptaline ‘yüzlerce yurttaşımızın canını yitirdiği’ gerekçesiyle destek veren Bakan Günay, depremin üçüncü günü olan 26 Ekim’de Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış’la birlikte ‘Avusturya Milli Günü’ resepsiyonuna katılmıştı. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın internet sitesine girenler, ‘Avusturya Milli Günü’ resepsiyonunda Bakan Günay ve Bakan Bağış’ın pasta keserken çekilmiş fotoğrafını görebilirler. Bakanlığın sitesinde habere ilişkin tek fotoğraf kullanıldığından resepsiyonda “kadeh kaldırıp kaldırmadıkları” hakkında henüz bir bilgi yok. Deprem gerekçesiyle kutlama ve resepsiyonların iptalinin ardından yaşananlar ilginçtir. Cumhuriyet kutlamalarını iptal eden devletin zirvesi aynı akşam bir Bakan’ın oğlunun düğününde buluştu. Depremden altı gün sonraki Cumhuriyet resepsiyonu ve törenler iptal edilirken, depremin üçüncü gününde iki Bakan birden ‘Avusturya Milli Günü’ resepsiyonuna katıldılar. Bugün dünyada Cumhuriyet ile yönetilen pek çok ülke olabilir. Ancak bizim için Cumhuriyetin anlamı çok daha farklıdır. Bizim Cumhuriyetimiz tam bağımsızlık ve milli egemenlik ile eş anlamlıdır. Bugün burukta olsa 88. yılını kutladığımız Cumhuriyetimizin üzerinde yükseldiği değerleri, bize kazandırdıklarını ve bu yoldaki zorlu mücadeleyi unutmadık, unutturmayacağız. Cumhuriyet kutlamaları aynı zamanda da, bizleri esaretten kurtaran ve vatanımızın bağımsızlığı için canını veren şehitlerimizi anmaktır. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ve kurtarıcısı Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarına duyulan şükran ve minnetin ifadesidir. Bu açıdan Van depremi gerekçe gösterilerek, Cumhuriyet kutlamalarına bir Yılbaşı kutlaması gibi kısıtlamalar getirilmesi hataydı. Bizim Cumhuriyetimiz öylesine bir erdemdir ki, o erdemden nasibini alabilmiş her birey, nerde nasıl hareket etmesi gerektiğini de çok iyi bilir. Depremde yüzlerce kardeşi yaşamını yitirmişken, ‘kadeh kaldırmaması’ gerektiğini de, ‘kahkaha atmaması’ gerektiğini de bilir. Atatürk’ün de söylediği gibi; Cumhuriyet, yüksek ahlaki değer ve niteliklere dayanan bir idaredir. Cumhuriyet fazilettir! |
|






