|
Ümit ERSOY |
| Eğitimde Çağ Atlıyoruz! |
|
| 26:09:2011 | |
|
2011-2012 eğitim – öğretim yılı daha önceki yıllarda olduğu gibi yine sancılı başladı. Yaklaşık 16 milyon öğrenci ve 700 bin öğretmenin ders başı yaptığı şu günlerde çözülemeyen onlarca sorun tek tek su yüzüne çıkıyor.
İsterseniz ilk olarak Eğitim-Sen tarafından hazırlanan “Eğitim Durumu 2011 Raporu”na kısaca bir göz atalım. AKP iktidarının 9. yılında eğitim sistemimizin, öğretmen istihdamı başta olmak üzere pek çok sorunla boğuştuğuna dikkat çekilen rapora göre: Okul öncesi eğitimde okullaşma oranı yüzde 37 olurken ilköğretimde bu oran yüzde 98’e çıkıyor. Ortaöğretimde ise okullaşma oranının yüzde 69 seviyesine inmesi, ilköğretimden ortaöğretime geçişte büyük bir kayıp yaşandığını gösteriyor. Ekonomik olarak geri kalmış illerde ilköğretimde okullaşma oranı yüzde 85 düzeyinde bulunuyor. Son 9 yıl içinde ilköğretimde öğrenci sayısının artmasına karşın okul sayısı 35 binden 32 bine geriledi. Okul sayısındaki azalmanın altında, AKP iktidarı döneminde yaygınlaşan taşımalı eğitim, ikili eğitim modeli yatıyor. Türkiye’de yaklaşık 9 milyon engelli yurttaş var. Sayıları 1 milyonu bulan 4-18 yaş arasındaki engelli yurttaşların yalnızca 30 bini eğitim hakkından yararlanabiliyor. 2010-2011 eğitim-öğretim yılında toplam 146 bin 194 öğretmen açığı bulunurken ücretli öğretmen uygulaması devam ediyor. Atama bekleyen öğretmenlerin sayısı 400 bine ulaştı. Milli Eğitim Bakanlığı bütçesinden eğitim yatırımlarına ayrılan pay 2002 yılında yüzde 17.18 oranındayken 2011’de yüzde 5.85’e geriledi. Eğitim – öğretim yılının daha ilk günlerinde baş gösteren sıkıntılar Eğitim-Sen’in raporuyla sınırlı değil. Geçmişte sadece Güneydoğu ve Doğu Anadolu illerimizde görmeye alışık olduğumuz olumsuz koşullar artık diğer illerimizde de yaşanmaya başladı. İstanbul’un köklü ilçelerinden Çatalca’nın köyden mahalleye dönüştürülen bölgelerinde yaşanan sorunlar bunun en çarpıcı örneklerindendir. Tam teşekküllü bilgisayar laboratuvarı bile bulunan okullarda ne yazık ki öğretmen yok. Okulun emekli olan müdürü öğretmen olmadığı için okuldan ayrılamıyor. Bir işi çıkarda okuldan ayrılması gerekirse bu kez de 4. sınıf öğrencilerinden biri arkadaşlarına öğretmenlik yapmak zorunda kalıyor. Çatalca’nın bir başka okulunda ise yapılan “planlama hatası”nın kurbanı olan öğrenciler “birleştirilmiş sınıfta” ders başı yaptılar. Okulun bir sınıfında 1,2 ve 3. sınıflar diğer derslikte 4 ve 5. Sınıflar birlikte eğitim görüyor. Öğretmen dersin ilk 20 dakikasında sınıfın bir bölümüne, son yirmi dakikasında da diğer bölüme ders anlatıyor. Afyonkarahisar’ın Gebeceler Beldesi’nde 147 çocuğun, her gün 10 kilometre yürüyerek okullarına gidip geldiklerini, duruma isyan eden velilerin, “Bu zulme birileri artık yeter desin” diye feryat ettiklerini de gazetelerden öğrendik. Eğitim sistemi öylesine içinden çıkılmaz bir hal aldı ki, adeta çok bilinmeyenli bir denkleme dönüştürüldü. Kimi yerde okul yok, okul olan yerde öğretmen yok, öğretmenin olduğu yerde de öğrenci yok. Üçünü bir arada bulmaksa büyük bir şans! Plansız ve hesapsız olarak ortaya atılan uygulamalar, eğitimin gerçek sorunlarına eğilmek yerine sistemi yaz boz tahtasına çeviren anlayış milli eğitim sistemimizi bu günlere getirdi. Yeni bir eğitim – öğretim yılının ilk haftasında gördük ki okul, derslik, öğrenci, öğretmen, memur, hizmetli açıklarına çözüm üretilmediği gibi, okulların fiziki alt yapı ihtiyaçları da giderilememiş. Eğitim sisteminde yaşanan aksaklıkların ve eksiklerin bedelini milyonlarca öğrenci ile yüzbinlerce öğretmen ödüyor. Velilerse çocuklarının geleceği için kaygılı. Böylelikle iktidarın, “eğitimde çağ atladık, kaliteyi yükselttik” şeklindeki açıklamalarının eğitimin gerçekleri ile de örtüşmediğine de bir kez daha şahit olduk. Eğitim camiasının onlarca sorunla boğuştuğu bu süreçte Milli Eğitim Bakanı ne yapıyor diye sorarsanız, o da ‘kanun hükmünde kararname’lerden aldığı güçle bakanlığın yapısını yeniden inşa ediyor. Teşkilat Yasası’nda MEB’in görevleri arasında sıralanan Atatürk inkılap ve ilkelerine bağlı öğrenci yetiştirme ile cumhuriyetin temel niteliklerini benimseme görevlerini kaldırmakla meşgul. |
|
| Buraya kö?e yaz?s?n? yaz?n |
|






