|
Ümit ERSOY |
Laiklikten korkmayın! |
|
| 19 Eylül 2011 | |
|
Geçtiğimiz hafta Mısır’ın Dream TV adlı televizyon kanalına röportaj veren Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, laiklik konusunda oldukça çarpıcı sözler etti. Laikliğin dinsizlik olmadığının altını çizen Başbakan; “Mısırlılar laikliğin dinin devletten ayrılması, dolayısıyla kâfir bir devlet olarak görürlerse yanılırlar. Laiklik tüm dinlere saygı demektir. Uygulanırsa bütün toplum güven içinde yaşar…” şeklinde konuştu. Mısır yönetimine laik bir anayasa tavsiyesinde de bulunan Erdoğan; “Çünkü laiklik din düşmanlığı değildir. Laiklikten korkmayın. Umarım ki Mısır’da yeni rejim laik olacaktır. Umuyorum ki bu açıklamalarımdan sonra Mısır halkının laikliğe bakışı değişecektir” dedi. Türkiye’de anayasanın laikliği, devletin her dine eşit mesafede olması olarak tanımladığını vurguladıktan sonra da açıklamasını şu şekilde sürdürdü; “Laiklik kesinlikle ateizm değildir. Ben Recep Tayyip Erdoğan olarak Müslümanım ama laik değilim. Fakat laik bir ülkenin başbakanıyım. Laik bir rejimde insanların dindar olma ya da olmama özgürlüğü vardır…” Mısır, Tunus ve Libya’yı kapsayan gezisi sırasında Tunus’ta yöneltilen, ‘Türkiye'deki din-devlet ilişkileri’ ile ilgili bir soru üzerine de şöyle konuştu; “Kişi laik olmaz. Devlet laik olur. Bir Müslüman, laik bir devleti başarılı bir şekilde yönetebilir. Şunu bilmemiz lazım. Laik devlet her inanç grubuna eşit mesafededir. İster Müslüman olsun, ister Hristiyan olsun, ister Musevi olsun, ister ateist olsun... Hepsinin güvencesidir. Olayın aslı budur. Bu tartışmalara vesile olabilir. Biz böyle inanıyoruz, böyle düşünüyoruz…” Başbakan Erdoğan’ın geçmişteki laiklik ile ilgili söylem ve düşünceleri şimdikinden çok farklıydı. Özellikle 1994’de İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı iken, Refah Partisi’nin Ümraniye ilçe teşkilat binasının açılış törenindeki konuşması bir dönem oldukça tartışılmıştı. Bugün Mısırlılara laik bir anayasa tavsiyesinde bulunan Erdoğan, o tarihte şunları söylüyordu; “Tutturmuşlar laiklik elden gidiyor. Bu millet istedikten sonra tabii elden gidecek. Sen bunun önüne geçemezsin. Zorla bu milletin elinde tutmaya gücün yetmez. Millete rağmen yürümez zaten. Sonra nedir bu laiklik Allah aşkına, tarif edilmiyor. Bu nemenem bir şey. Hem laik hem Müslüman olunmaz. Ya Müslüman olacaksın ya da laik olacaksın. İkisi bir arada olursa ters mıknatıslanma yapar. Mümkün değil ikisinin bir arada olması. Durum böyle olunca ben Müslüman'ım diyenin aynı zamanda laikim demesi mümkün değildir…” Tayyip Erdoğan, geçmişteki “devlet laik olur ama insanlar olmaz” şeklindeki sözlerinin bugün de arkasında. Fakat Ümraniye’deki konuşmasının ardından geçen 17 yıllık süreçte, laiklik karşıtı söylemleri bir kenara bıraktığı görülüyor. Ancak AKP iktidarı laikliğin sözde değil özde benimsendiğini uygulamalarında da göstermelidir. Başbakan, Arap ülkelerine Atatürk’ün eseri Türkiye’nin laiklik sistemini önerdiği saatlerde, Milli Eğitim Bakanlığı’nın görev tanımındaki “Atatürk inkılap ve ilkeleri ile cumhuriyetin temel niteliklerine bağlı öğrenci yetiştirme” ifadesinin kaldırılması bu anlamda bir çelişkidir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 1930 yılında, “Laiklik, asla dinsizlik değildir. Laiklik, yalnız din ve dünya işlerinin ayrılması demek değildir. Bütün yurttaşların vicdan, ibadet ve din hürriyeti de demektir…” şeklindeki sözlerinin 81 yıl sonra Türkiye Cumhuriyeti Başbakan’ı tarafından Arap ülkelerine tavsiye edilmesi tarihsel bir gelişmedir. Ve tarih bir kez daha çağının öncüsü Atatürk’ü haklı çıkarmıştır. Gelinen bu noktayı sadece Atatürk’ün büyüklüğü ve dehası olarak tanımlamak ona yapılacak en büyük haksızlıktır. O’nun ilke ve devrimleri evrenseldir. Asırlar sonrada geleceğe ışık tutacak ve geçerliliğini koruyacaktır. Unutulmamalıdır ki, bugün Türkiye’yi bölgesinde “örnek ülke” konumuna getiren de, 88. yıl önce kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesidir. Atatürk’ün de söylediği gibi, “Laiklik prensibinde ısrar ediyoruz. Çünkü, millî iradenin insanlığa mal olmuş değerlerin belki de en mukaddesi olan da hürriyet ancak laiklik prensibine bağlanmakla korunabilir.” Son söz de her fırsatta laikliği “din düşmanlığı” olarak gösterme gayretinde olanlara: laiklikten korkmayın ve sahip çıkın. Laiklik ilkesi toplumların güven içinde ve özgürce yaşayabilmelerinin teminatıdır. |
|






