gazetemiistiyorum

bizitakipedin






Köşe Yazarları
Sesinizi Duyurun
kaldırım ve sokak tasları -
kafalarına gore tas dose kaldırımları araclar ıcın park halıne getır sonra o tasları akrabanın fabrıkasında yaptır kendın sec begen parasınıda mılletten al bunun adı kazık ve enayısınız demektır sız eger parasını ben verceksem begenısınıde ben yaparım parayı veren musterıdır ve secme hakkıda vardır cebıne uc kurus para gırsın dıye mılletı kazıkla bay baskan ama merak etme bır dahakı secımde senıde gonderecegız nasılsa bu para yasal degıl ustelık ıller bankası kısı basına sanada odeme yapıyor neden mılletı soymaya calısıyorsun bay baskan. kafalarına gore tas dose kaldırımları araclar ıcın park halıne getır sonra o tasları akrabanın fabrıkasında yaptır kendın sec begen parasınıda mılletten al bunun adı kazık ve enayısınız demektır sız eger parasını ben verceksem begenısınıde ben yaparım parayı veren musterıdır ve secme hakkıda vardır cebıne uc kurus para gırsın dıye mılletı kazıkla bay baskan ama merak etme bır dahakı secımde senıde gonderecegız nasılsa bu para yasal degıl ustelık ıller bankası kısı basına sanada odeme yapıyor neden mılletı soymaya calısıyorsun bay baskan.
BURHAN / AVCILAR

SOKAKLARI PİSLİĞİ -
LÜTFEN SOKAKLARI ISLATIN HER TARAF ÇÖP KOKUYO SİNEK VAR
ELGİN / AVCILAR

AVCILAR NEDEN SESSİZ -
Ben 3 yıldır Avcılarda oturuyorum. Diğer ilçelere gittiğimde cıvıl cıvıl etkinlikler, yatırımlar, yenilikler varken Avcılar'da neden hiç bir hareket yok.
Yasemin Çelikkanat / AVCILAR

ÇÖP KAMYONLARI -
Avcılar'a modern diye aldıkları çöp araçları ve konteynerleri maalesef ızdırap oluyor.Çöp almak için trafiği felç ediyorlar, insanlar konteynerler çöp atmak için adeta kapaklarla savaşıyorlar, bir çoğuda bu yüzden dışına bırakıyor. Bu nasıl modernlik.
Yıldız ÇÖL / Avcılar

KALDIRIMLARDAN BIKTIK -
Avcılarda kaldırımlar tamamen işgal edilmiş. Özellikle lokantalar tamamen denetimsiz kaldırımların ve sokakların sahibi gibi davranıyorlar.
Osman BULUT / Avcılar

Facebook Sayfamız
Hava Durumu
Çok Bulutlu  

İstanbul


16°C

Döviz Kurları

Ziyaretçi Sayısı

Referandum sonrası ne değişti?

30 Ümit ERSOY

Referandum sonrası ne değişti?

14 Eylül 2011
 

12 Eylül 2010’da Anayasa değişiklik paketi için yapılan referandumunun üstünden bir yıl geçti. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve AKP sözcüleri referandum öncesi ve sonrasında yaptıkları konuşmalarda, “12 Eylül 1980 darbecilerden hesap sorulacağının” sözü vermiş, özgürlüklerin sınırlarının genişletileceği, hukukun egemen olacağı, ileri demokrasinin hayata geçirileceği yeni bir dönem vaat etmişlerdi.

Referandum oylamasında yüzde 57 “evet” oyu ile istediği sonuca ulaşan Başbakan, aynı akşam partisinin İstanbul İl Başkanlığı’nda yaptığı konuşmada; “Tek bir şey istiyoruz. Türkiye’nin bütün yolları adalete çıksın, hukuka çıksın, demokrasiye çıksın ve istiyoruz ki kralların değil kuralların egemen olduğu bir Türkiye inşa edelim” diyordu.

Başbakan referandum sürecindeki bir başka konuşmasında da şu ifadeyi kullandı;

“Yıllarca 12 Eylül mağdurları solcuları istismar eden CHP, 12 Eylül ile yüzleşemese de biz yüzleşeceğiz. Yıllarca 12 Eylül mağduru ülkücülerin sesine kulak vermeyen MHP, 12 Eylül ile hesaplaşamasa da biz hesaplaşacağız…”

Ancak Başbakan Erdoğan’ın bu denli kararlı sözlerine karşın, Şubat 2011’de BDP’li Hasip Kaplan’ın “12 Eylül darbecilerinin yargılanması ilişkin kanun teklifine” “hayır” diyen AKP’dir.

CHP’nin faili meçhul cinayetlerin açığa çıkması için bugüne kadar verdiği 6 önergeye “ret” oyu veren de yine AKP’dir.

Geçen bir yılda 1980 darbesinin hesabı sorulamadığı gibi, hukukun üstünlüğü ve ileri demokrasi vaatleri de hep havada kaldı. Özgürlüklerin kısıtlandığı ve tutukluluk sürelerinin uzadığı bu süreçte yeni mağduriyetler de doğdu.

Bir örnek vermek gerekirse; Başbakan Erdoğan’ın katıldığı “Roman Açılımı” toplantısında “Parasız eğitim istiyoruz” pankartı açan ve tutuklanan Ferhat Tüzer ve Berna Yılmaz isimli iki üniversite öğrencisi 18 aydır cezaevindeler. Öğrenciler, “terör örgütü üyesi olmak” ve “terör örgütü propagandası yapmak” iddiasıyla 15’er yıl hapis istemiyle yargılanıyor. Son duruşmada savcının beraat istemine karşın mahkemeden tahliye kararı çıkmadı. Bu süreçte Ferhat Tüzer üniversiteden atıldı, 6 aydır da “emre itaatsizlik” gerekçesiyle açık görüş izni verilmiyor. Ramazan Bayramı’nda dahi ailesiyle görüştürülmedi.

Son yılların en önemli davalarına bakıldığında “yargı bağımsızlığı” yönündeki tartışmalara her geçen gün bir yenisi ekleniyor.

Ergenekon davasında “tahliye” kararı veren hakimlerin görev yerlerinin değiştirilmesi, Başbakan’ın “ucube” diye nitelendirdiği Kars’taki İnsanlık Anıtı’nın yıkımı yönündeki kararına karşın” yürütmeyi durduran” Erzurum 1. İdare Mahkemesi Başkanı’nın HSYK tarafından görevinden alınarak başka bir göreve verilmesi, Deniz Feneri davasını yürüten savcıların sürpriz bir şekilde görevlerinden alınmaları “yargı siyasallaşıyor mu” tartışmalarını da beraberinde getirdi.

Hükümetin Kanun Hükmünde Kararname (KHK) yoluyla, istediği her kararı tek başına alıp, TBMM’yi saf dışı bırakması da demokrasimizin geldiği nokta açısından düşündürücüdür.

Kuvvetler ayrılığı ilkesinin işletilmediği, yargı bağımsızlığının tartışıldığı bir ülkede “ileri demokrasi”den söz etmek mümkün değildir.

Türkiye artık eskisi gibi çok sesli bir ülke değil. En demokratik hak olan yürüyüş ve protesto eylemlerine karşı polisin müdahalesi hiç olmadığı kadar sertleşti. Demokrasinin en temel kurumları olan sivil toplum kuruluşları, üniversiteler ve sendikalar susturuldu.

Türkiye’de bütün yolların adalete, hukuka ve demokrasiye çıktığını görmek hepimizin ortak arzusu olsa da, AKP hükümeti bugüne kadar bunu başaramadı. Demokrasiye ve adalete olan güven duygusunu yitirmeye başlayan toplumlarda siyaset kurumuna duyulan güven de zedelenir. Dünyadaki örneklerine bakıldığında da, “kuralların değil kralların egemen olduğu” yönetimlerin zaman içinde en büyük zararı kendilerine verdikleri görülmüştür.

AKP hükümeti, “ileri demokrasi” konusunda gerçekten samimi ise, demokrasinin tüm kurum ve kurullarıyla yerleşmesini sağlayacak somut adımlar atmalıdır. Bu açıdan yeni Anayasa yapmaya yönelik çalışmalar iktidarın samimiyetinin de bir göstergesi olacak.